





![]() 554 sayfa - 25 Lira
Issız bozkırda çocukluk
ve
ilkokul yılları - 7 yaşından itibaren gurbet yollarında - Savaş sonu Ankara yılları -
İzmir Yılları ve kendine rağmen gazetecilik - Darbe sürecine
girmiş
orduda askerlik - Gazeteciliğe dönüş ve Milliyet
temsilciliği -27
Mayıs Darbesi ve Öncü olayı - Sendikal mücadele ve 22
Şubat
olayları - Parti çağrısının kısa kestirdiği
göçmenlik - Türkiye
İşçi Partisi - Akşam Gazetesi - Ant Dergisi ve Yayınları Başbakan Özal diğer gazetecilerin sorularını dahi beklemeden sinirli bir şekilde “Basın toplantımız burada bitmiştir” diyerek alelacele konferans salonunu terkediyor. Salona girişte en azından bizimle selamlaşmak lütfunda bulunan Türkiye’den gelmiş meslektaşlarımız da bize allahaısmarladık demeden büyük bir hışımla Özal’ın ardından koşturuyor. Ve bu olaydan birkaç hafta sonra da, demokrasi şampiyonu başbakanın direktifiyle TC Brüksel Başkonsolosluğu bizim TC vatandaşlığından atıldığımıza dair bakanlar kurulu kararını iadeli taahhütlü mektupla ikinci kez tebliğ ediyor. Evet, üstümüze konduramamak mümkün değil. Artık çifte kavrulmuş, belgeli “vatansız”larız. Nolan gibi, Sabiha Sertel gibi, Nazım Hikmet gibi, Haymatlos Rıza gibi apatridiz, haymatlosuz. Tüm bu birikimlerledir ki Brüksel’deki o çok kültürlü toplantıda ağzımdan kendiliğinden “vatansız” kelimesi dökülüyor. Toplantı sonrası Güney Garı’ndan Oostende trenine atlayıp kendimi Jacques Brel’in hırçın Kuzey Denizi sahiline atıyorum. Yüreğim kabarık, ufkun sonsuzluğunu seyrederek kumsalı arşınlarken doğudan esen soğuk rüzgar teselli edercesine alnımı okşuyor. Birden büyük ozan Tevfik Fikret’in dizesi dökülüyor dudaklarımdan. Toprak vatanım, nev-i beşer milletim! |
524 sayfa - 25 Lira
Zorunlu siyasal iltica -
Info-Türk'e vuran vurana -
Belçika'da geciken
legalite - Türkiye parantezleri - Dört koldan
örgütlenme - 20 yılda
üçüncü darbe - Teslimiyet uğruna tasfiyeler
- Mikrokosmosdan doğan
günes - Kara Kitap,
katmerli
haymatlosluk - Vatandaşlık
kavgaları - Anadolu
diyasporaları -İnci'nin önsözü - Sürgünde ilk kaçgöç yılı - İllegalde demokratik direnis - Avrupa acı vatan Bu ikinci cildi yazarken Avrupa'daki en yasli siyasal sürgünümüz sevgili Fahrettin Petek 2011 yili basinda Paris'te, komünarların yattigi Père Lachaise Mezarligi'nda son yolculuguna ugurlandi. 12 Eylül sonrasi sürgünleri Yilmaz Güney ve Ahmet Kaya gibi…Onlari ve onlar gibi siyasal sürgündeyken de savasan ve arkalarinda eserler birakan tüm siyasal sürgünleri düsünüyorum. Dahasi, Osmanli'nin ve Türk Devleti'nin yerinden yurdundan ettigi çesitli kökenlerden ve inançlardan yüzbinleri… Sürgün yasamimizda hep beraber oldugumuz, acilari ve sevinçleri birlikte paylastigimiz Kürt, Ermeni, Asuri-Keldani, Grek dostlarimizi... Ve en üretken yaslarinda Avrupa sermayesine satilarak yurdundan kopartilan Türk isçileri, Türk köylüleri. Onlarin aci vatan Avrupa'da dogmus, büyümüs çocuklari, torunlari. Afganistanli, Arnavut, Angolali, Azeri, Berber, Bolivyali, Bosnali, Brezilyali, Bulgar, Burundili, Cezayirli, Fasli, Ganali, Gineli, Hirvat, Iranli, Kamboçyali, Kolombiyali, Kongolu, Meksikali, Nepalli, Pakistanli, Perulu, Ruandali, Rus, Sirp, Somalili, Sudanli, Suriyeli, Tibetli, Tunuslu, Uruguayli kardeslerim. Sizler, Nazim'in büyük insanliginin çocuklari… 40 yillik sürgün tek basina zor, acili. Ama sürgün sizlerle güzel, sizlerle umut dolu… |
Le 12
septembre 2010 marque le 30e anniversaire noir du coup d'Etat
militaire de 1980, nouvelle phase d’un processus de
militarisation dans tous les domaines du pays. Il s'agit
également de la date d'un référendum portant sur
la révision partielle de la Constitution imposée par la
junte militaire il y a 28 ans.
Déjà en
1986, Info-Türk avait publié
le "Black Book on the Militarist 'Democracy' in Turkey", écrit
par
son
rédacteur en chef Doğan
Özgüden, afin de dévoiler les crimes commis par la
junte militaire
contre l'humanité et le caractère fasciste de la
"démocratie" militariste imposée par la constitution de
1982. 






































Bilingue: turc-français
|




